Baykuş

Hakkında şehir efsanesi dolaşan canlılardan biri bugün konuğumuz. Kimi der uğursuzdur, sonra birden bir moda çıkar herkes der ki çok uğurludur. Evin çatısına kondu mu o eve uğursuzluk getireceği söylenirken baykuş modasının patlamasıyla gidip hususi baykuş figürü aldığımız ve tam olarak kendisi hakkında kesin bir yargıya varamadığımız bir kuş türü ile karşı karşıya gelmenin heyecanını yaşıyoruz; baykuş. Sevimli mi desek, ürkütücü mü emin değiliz. Sanırız ürpertici desek karar. Gece yırtıcıları denince ilk akla gelen kuş cinslerinden biri baykuş. Gece karanlık çökünce pek çok hayvan dinlenmek, saklanmak ya da uyumak için ormanın derinliklerine çekilirken baykuşlar için zaman av vaktidir. Gece avlanmayı tercih ettiği için gece yırtıcıları takımına girer. Geceleri avlanan büyük başlı ve tüylü bir kuş tüyü. Neredeyse 70 yaşına kadar yaşayabiliyor.

Bilinen 120’yi aşkın türü var. En bilinenleri puhu, cüce baykuş, alaca baykuş, kukuma baykuşu. Hemen hemen her bölgede yaşarlar; Antarktika hariç. Hem yürüyebilirler hem uçabilirler. Yürüdükleri ya da tünedikleri zaman kanatları vücutlarına yapışık olur. Avlanırken çok sessizdirler. Hatta kanat çırpışları bile duyulmaz. Gece karanlığında avladıkları için haliyle avlarından kendilerini gizlemeleri gerekir. Bu sessiz hareketleri, baykuşlar için yararlıdır yani. Gündüzleri genelde uyurlar ya da ağaçlarda güneş banyosu yapmayı tercih ederler. Avlanma konusunda herhangi bir boyut ile sınırlı değildirler yani kendilerinden küçük hayvanları avlarlar diye bir doğa kanunu yoktur. Yırtıcı pençeleri, keskin gagası ve gözlerindeki müthiş özelliklerinden dolayı kendilerinden büyük olan hayvanları bile avlayabilirler.

Baykuşların fiziksel özellikleri

Ortalama 60-70 yaşına kadar yaşayabilen baykuşlar 18-70 cm boylarındadır. Kahverengi kırçıllı kürkleri vardır. Kısa kuyrukları vardır ancak kanatları uzun ve enlidir. Hatta bazı baykuşlar kanatlarını açtıklarında kanat açıklıkları neredeyse bir insan boyutuna kadar ulaşabilir. Gagaları kıvrıktır. Pençeleri avını yakalayabilmek için son derece keskindir. Tırnakları kancalıdır. Avlarını kuvvetli pençeleri ile yakalar ve kıstırır. Gözleri, baykuşların en ilginç özelliklerindendir. Gözleri önde bulunur. Çok iridir ve hareket etmeden sabit durur. Baykuşlar sadece karşıyı görür eğer sağ ya da sol tarafı görmek isterlerse başlarını çevirmeleri gerekir. Boynunu 270 derecelik bir açıyla çevirebilir. Gözleri ışığı geçiren ve kıran özelliğe sahiptir ve 3 tabakadan oluşur.

Gözleri top şeklinde yuvarlak değildir ve fazlaca gelişmiştir. Gözleri kemiklidir ve bir tüp şeklinde olan göz yuvalarına oturmuş biçimdedir; sadece dümdüz ileriye bakabilir. Bir baykuşun gözleri türüne göre değişir ancak bazı türlerde vücut ağırlığının %1’i veya %5’ini oluşturabilir. Mavi rengi algılayabilen tek kuştur. Kulakları oldukça keskindir, en ufak bir gürültüyü dahi algılayabilirler. Bilinen en büyük Kuzey Amerika baykuşu 82 cm uzunluğuna ulaşabilirken yine bilinen en küçük baykuş 12 cm boyunda ve 42 gram ağırlığındaki elf baykuşudur. Yetişkin bir şahin baykuşu karın 30 cm altında bulunan avının hareketlerini bile duyabilir, kulakları o derece keskindir. Baykuşlar ile ilişkilendirilen sesler farklılık gösterebilir. Yani her baykuş aynı sesi çıkarmayabilir. Cıvıltı, ıslık, çığlık, hırıltı gibi sesler de duyulabilir.

Baykuşlar ne yer?

Çoğu baykuş genelde minik hayvanlarla beslenir ancak bu demek değil ki büyüklere erişemez. Yazımızın satır aralarında da bahsettiğimiz gibi kendinden büyük hayvanları bile keskin pençe darbeleri ile kavrayabilir ve kendine av yapabilir. Genelleme yapacak olursak baykuşlar ne yer sorusunun yanıtını şu şekilde verebiliriz. Çoğu baykuş genelde fare, sincap, tavşan, sıçan gibi hayvanlarla beslenir. Bazen kokarca bile yedikleri görülmüştür. Bazen daha küçük canlıları da kendine av olarak seçebilir. Bunlardan birkaçı; böcek, solucan, örümce, kurbağa olabilir. Bazı küçük kuş türlerini de kendine av yaptığı bilinir.

Baykuşlar hakkında ilginç bilgiler

Geceleri birçok canlının saklanma ve uyuma zamanı iken baykuşlar için gün yeni başlıyordur. Geceleri avlanan bu yırtıcı kuşların en büyük düşmanları şahinler ve atmacalardır. Baykuşlara ait ilginç bilgiler var, bunlarla yapalım yazımızın finalini…

  • Baykuşlar belirli frekanstaki seslere daha duyarlıdırlar. Çalıların ya da yaprakların arasındaki avlarının çıkardığı en ufak sesi bile duyabilecek güçtedir.
  • Baykuş kafasını çevirdiğinde sesi her iki kulağı ile aynı anda duyuyorsa o zaman avının tam karşısında olduğunu anlar.
  • Baykuşların duyduğu sesin sol ve sağ kulak tarafından algılanma zamanları farklıdır. Mesela ses baykuşun sol tarafından geliyorsa o zaman sol kulak bunu sağdan önce duyar.
  • Baykuşlar başlarını bir hayli çevirebilirler. Bu çevrilme sırasında herhangi bir boyun zedelenmesi yaşamazlar. Bu onlara doğuştan verilen bir yetenektir.
  • Dişi baykuşlar erkek baykuşlara göre daha büyüktür.
  • Çok zeki olsalar da eğitilmeleri zordur.
  • Baykuşlar avlarını deri, kemik, ayak dahil bütünüyle yutarlar.
  • Baykuşlar hakkında şehir efsanelerinin dolaştığını söylemiştik. Bunlardan biri Mısırlılara ait. Mısırlılar, baykuşların ölülerin ruhlarını koruduklarını düşünüyorlardı.
  • Güney Afrika için baykuşlar büyücülük ve kötü şans ile ilişkilendirilir. Birine baykuş denmesi ona yapılan büyük bir hakarettir hatta.

Baykuş

Hakkında şehir efsanesi dolaşan canlılardan biri bugün konuğumuz. Kimi der uğursuzdur, sonra birden bir moda çıkar herkes der ki çok uğurludur. Evin çatısına kondu mu o eve uğursuzluk getireceği söylenirken baykuş modasının patlamasıyla gidip hususi baykuş figürü aldığımız ve tam olarak kendisi hakkında kesin bir yargıya varamadığımız bir kuş türü ile karşı karşıya gelmenin heyecanını yaşıyoruz; baykuş. Sevimli mi desek, ürkütücü mü emin değiliz. Sanırız ürpertici desek karar. Gece yırtıcıları denince ilk akla gelen kuş cinslerinden biri baykuş. Gece karanlık çökünce pek çok hayvan dinlenmek, saklanmak ya da uyumak için ormanın derinliklerine çekilirken baykuşlar için zaman av vaktidir. Gece avlanmayı tercih ettiği için gece yırtıcıları takımına girer. Geceleri avlanan büyük başlı ve tüylü bir kuş tüyü. Neredeyse 70 yaşına kadar yaşayabiliyor.

Bilinen 120’yi aşkın türü var. En bilinenleri puhu, cüce baykuş, alaca baykuş, kukuma baykuşu. Hemen hemen her bölgede yaşarlar; Antarktika hariç. Hem yürüyebilirler hem uçabilirler. Yürüdükleri ya da tünedikleri zaman kanatları vücutlarına yapışık olur. Avlanırken çok sessizdirler. Hatta kanat çırpışları bile duyulmaz. Gece karanlığında avladıkları için haliyle avlarından kendilerini gizlemeleri gerekir. Bu sessiz hareketleri, baykuşlar için yararlıdır yani. Gündüzleri genelde uyurlar ya da ağaçlarda güneş banyosu yapmayı tercih ederler. Avlanma konusunda herhangi bir boyut ile sınırlı değildirler yani kendilerinden küçük hayvanları avlarlar diye bir doğa kanunu yoktur. Yırtıcı pençeleri, keskin gagası ve gözlerindeki müthiş özelliklerinden dolayı kendilerinden büyük olan hayvanları bile avlayabilirler.

Baykuşların fiziksel özellikleri

Ortalama 60-70 yaşına kadar yaşayabilen baykuşlar 18-70 cm boylarındadır. Kahverengi kırçıllı kürkleri vardır. Kısa kuyrukları vardır ancak kanatları uzun ve enlidir. Hatta bazı baykuşlar kanatlarını açtıklarında kanat açıklıkları neredeyse bir insan boyutuna kadar ulaşabilir. Gagaları kıvrıktır. Pençeleri avını yakalayabilmek için son derece keskindir. Tırnakları kancalıdır. Avlarını kuvvetli pençeleri ile yakalar ve kıstırır. Gözleri, baykuşların en ilginç özelliklerindendir. Gözleri önde bulunur. Çok iridir ve hareket etmeden sabit durur. Baykuşlar sadece karşıyı görür eğer sağ ya da sol tarafı görmek isterlerse başlarını çevirmeleri gerekir. Boynunu 270 derecelik bir açıyla çevirebilir. Gözleri ışığı geçiren ve kıran özelliğe sahiptir ve 3 tabakadan oluşur.

Gözleri top şeklinde yuvarlak değildir ve fazlaca gelişmiştir. Gözleri kemiklidir ve bir tüp şeklinde olan göz yuvalarına oturmuş biçimdedir; sadece dümdüz ileriye bakabilir. Bir baykuşun gözleri türüne göre değişir ancak bazı türlerde vücut ağırlığının %1’i veya %5’ini oluşturabilir. Mavi rengi algılayabilen tek kuştur. Kulakları oldukça keskindir, en ufak bir gürültüyü dahi algılayabilirler. Bilinen en büyük Kuzey Amerika baykuşu 82 cm uzunluğuna ulaşabilirken yine bilinen en küçük baykuş 12 cm boyunda ve 42 gram ağırlığındaki elf baykuşudur. Yetişkin bir şahin baykuşu karın 30 cm altında bulunan avının hareketlerini bile duyabilir, kulakları o derece keskindir. Baykuşlar ile ilişkilendirilen sesler farklılık gösterebilir. Yani her baykuş aynı sesi çıkarmayabilir. Cıvıltı, ıslık, çığlık, hırıltı gibi sesler de duyulabilir.

Baykuşlar ne yer?

Çoğu baykuş genelde minik hayvanlarla beslenir ancak bu demek değil ki büyüklere erişemez. Yazımızın satır aralarında da bahsettiğimiz gibi kendinden büyük hayvanları bile keskin pençe darbeleri ile kavrayabilir ve kendine av yapabilir. Genelleme yapacak olursak baykuşlar ne yer sorusunun yanıtını şu şekilde verebiliriz. Çoğu baykuş genelde fare, sincap, tavşan, sıçan gibi hayvanlarla beslenir. Bazen kokarca bile yedikleri görülmüştür. Bazen daha küçük canlıları da kendine av olarak seçebilir. Bunlardan birkaçı; böcek, solucan, örümce, kurbağa olabilir. Bazı küçük kuş türlerini de kendine av yaptığı bilinir.

Baykuşlar hakkında ilginç bilgiler

Geceleri birçok canlının saklanma ve uyuma zamanı iken baykuşlar için gün yeni başlıyordur. Geceleri avlanan bu yırtıcı kuşların en büyük düşmanları şahinler ve atmacalardır. Baykuşlara ait ilginç bilgiler var, bunlarla yapalım yazımızın finalini…

  • Baykuşlar belirli frekanstaki seslere daha duyarlıdırlar. Çalıların ya da yaprakların arasındaki avlarının çıkardığı en ufak sesi bile duyabilecek güçtedir.
  • Baykuş kafasını çevirdiğinde sesi her iki kulağı ile aynı anda duyuyorsa o zaman avının tam karşısında olduğunu anlar.
  • Baykuşların duyduğu sesin sol ve sağ kulak tarafından algılanma zamanları farklıdır. Mesela ses baykuşun sol tarafından geliyorsa o zaman sol kulak bunu sağdan önce duyar.
  • Baykuşlar başlarını bir hayli çevirebilirler. Bu çevrilme sırasında herhangi bir boyun zedelenmesi yaşamazlar. Bu onlara doğuştan verilen bir yetenektir.
  • Dişi baykuşlar erkek baykuşlara göre daha büyüktür.
  • Çok zeki olsalar da eğitilmeleri zordur.
  • Baykuşlar avlarını deri, kemik, ayak dahil bütünüyle yutarlar.
  • Baykuşlar hakkında şehir efsanelerinin dolaştığını söylemiştik. Bunlardan biri Mısırlılara ait. Mısırlılar, baykuşların ölülerin ruhlarını koruduklarını düşünüyorlardı.
  • Güney Afrika için baykuşlar büyücülük ve kötü şans ile ilişkilendirilir. Birine baykuş denmesi ona yapılan büyük bir hakarettir hatta.

Baykuş

Hakkında şehir efsanesi dolaşan canlılardan biri bugün konuğumuz. Kimi der uğursuzdur, sonra birden bir moda çıkar herkes der ki çok uğurludur. Evin çatısına kondu mu o eve uğursuzluk getireceği söylenirken baykuş modasının patlamasıyla gidip hususi baykuş figürü aldığımız ve tam olarak kendisi hakkında kesin bir yargıya varamadığımız bir kuş türü ile karşı karşıya gelmenin heyecanını yaşıyoruz; baykuş. Sevimli mi desek, ürkütücü mü emin değiliz. Sanırız ürpertici desek karar. Gece yırtıcıları denince ilk akla gelen kuş cinslerinden biri baykuş. Gece karanlık çökünce pek çok hayvan dinlenmek, saklanmak ya da uyumak için ormanın derinliklerine çekilirken baykuşlar için zaman av vaktidir. Gece avlanmayı tercih ettiği için gece yırtıcıları takımına girer. Geceleri avlanan büyük başlı ve tüylü bir kuş tüyü. Neredeyse 70 yaşına kadar yaşayabiliyor.

Bilinen 120’yi aşkın türü var. En bilinenleri puhu, cüce baykuş, alaca baykuş, kukuma baykuşu. Hemen hemen her bölgede yaşarlar; Antarktika hariç. Hem yürüyebilirler hem uçabilirler. Yürüdükleri ya da tünedikleri zaman kanatları vücutlarına yapışık olur. Avlanırken çok sessizdirler. Hatta kanat çırpışları bile duyulmaz. Gece karanlığında avladıkları için haliyle avlarından kendilerini gizlemeleri gerekir. Bu sessiz hareketleri, baykuşlar için yararlıdır yani. Gündüzleri genelde uyurlar ya da ağaçlarda güneş banyosu yapmayı tercih ederler. Avlanma konusunda herhangi bir boyut ile sınırlı değildirler yani kendilerinden küçük hayvanları avlarlar diye bir doğa kanunu yoktur. Yırtıcı pençeleri, keskin gagası ve gözlerindeki müthiş özelliklerinden dolayı kendilerinden büyük olan hayvanları bile avlayabilirler.

Baykuşların fiziksel özellikleri

Ortalama 60-70 yaşına kadar yaşayabilen baykuşlar 18-70 cm boylarındadır. Kahverengi kırçıllı kürkleri vardır. Kısa kuyrukları vardır ancak kanatları uzun ve enlidir. Hatta bazı baykuşlar kanatlarını açtıklarında kanat açıklıkları neredeyse bir insan boyutuna kadar ulaşabilir. Gagaları kıvrıktır. Pençeleri avını yakalayabilmek için son derece keskindir. Tırnakları kancalıdır. Avlarını kuvvetli pençeleri ile yakalar ve kıstırır. Gözleri, baykuşların en ilginç özelliklerindendir. Gözleri önde bulunur. Çok iridir ve hareket etmeden sabit durur. Baykuşlar sadece karşıyı görür eğer sağ ya da sol tarafı görmek isterlerse başlarını çevirmeleri gerekir. Boynunu 270 derecelik bir açıyla çevirebilir. Gözleri ışığı geçiren ve kıran özelliğe sahiptir ve 3 tabakadan oluşur.

Gözleri top şeklinde yuvarlak değildir ve fazlaca gelişmiştir. Gözleri kemiklidir ve bir tüp şeklinde olan göz yuvalarına oturmuş biçimdedir; sadece dümdüz ileriye bakabilir. Bir baykuşun gözleri türüne göre değişir ancak bazı türlerde vücut ağırlığının %1’i veya %5’ini oluşturabilir. Mavi rengi algılayabilen tek kuştur. Kulakları oldukça keskindir, en ufak bir gürültüyü dahi algılayabilirler. Bilinen en büyük Kuzey Amerika baykuşu 82 cm uzunluğuna ulaşabilirken yine bilinen en küçük baykuş 12 cm boyunda ve 42 gram ağırlığındaki elf baykuşudur. Yetişkin bir şahin baykuşu karın 30 cm altında bulunan avının hareketlerini bile duyabilir, kulakları o derece keskindir. Baykuşlar ile ilişkilendirilen sesler farklılık gösterebilir. Yani her baykuş aynı sesi çıkarmayabilir. Cıvıltı, ıslık, çığlık, hırıltı gibi sesler de duyulabilir.

Baykuşlar ne yer?

Çoğu baykuş genelde minik hayvanlarla beslenir ancak bu demek değil ki büyüklere erişemez. Yazımızın satır aralarında da bahsettiğimiz gibi kendinden büyük hayvanları bile keskin pençe darbeleri ile kavrayabilir ve kendine av yapabilir. Genelleme yapacak olursak baykuşlar ne yer sorusunun yanıtını şu şekilde verebiliriz. Çoğu baykuş genelde fare, sincap, tavşan, sıçan gibi hayvanlarla beslenir. Bazen kokarca bile yedikleri görülmüştür. Bazen daha küçük canlıları da kendine av olarak seçebilir. Bunlardan birkaçı; böcek, solucan, örümce, kurbağa olabilir. Bazı küçük kuş türlerini de kendine av yaptığı bilinir.

Baykuşlar hakkında ilginç bilgiler

Geceleri birçok canlının saklanma ve uyuma zamanı iken baykuşlar için gün yeni başlıyordur. Geceleri avlanan bu yırtıcı kuşların en büyük düşmanları şahinler ve atmacalardır. Baykuşlara ait ilginç bilgiler var, bunlarla yapalım yazımızın finalini…

  • Baykuşlar belirli frekanstaki seslere daha duyarlıdırlar. Çalıların ya da yaprakların arasındaki avlarının çıkardığı en ufak sesi bile duyabilecek güçtedir.
  • Baykuş kafasını çevirdiğinde sesi her iki kulağı ile aynı anda duyuyorsa o zaman avının tam karşısında olduğunu anlar.
  • Baykuşların duyduğu sesin sol ve sağ kulak tarafından algılanma zamanları farklıdır. Mesela ses baykuşun sol tarafından geliyorsa o zaman sol kulak bunu sağdan önce duyar.
  • Baykuşlar başlarını bir hayli çevirebilirler. Bu çevrilme sırasında herhangi bir boyun zedelenmesi yaşamazlar. Bu onlara doğuştan verilen bir yetenektir.
  • Dişi baykuşlar erkek baykuşlara göre daha büyüktür.
  • Çok zeki olsalar da eğitilmeleri zordur.
  • Baykuşlar avlarını deri, kemik, ayak dahil bütünüyle yutarlar.
  • Baykuşlar hakkında şehir efsanelerinin dolaştığını söylemiştik. Bunlardan biri Mısırlılara ait. Mısırlılar, baykuşların ölülerin ruhlarını koruduklarını düşünüyorlardı.
  • Güney Afrika için baykuşlar büyücülük ve kötü şans ile ilişkilendirilir. Birine baykuş denmesi ona yapılan büyük bir hakarettir hatta.